Denizli’de kültür ve düşünce etkinlikleriyle dikkat çeken Penguen Kitap Evi, bu kez önemli bir söyleşiye ev sahipliği yaptı. “Denizli Penguen Fikir Kulübü” kapsamında düzenlenen programda, iş dünyası ve eğitim alanını bir araya getiren bir konu masaya yatırıldı: Ego ve özgüven arasındaki ince çizgi. Etkinliğe konuşmacı olarak katılan Pamsolar Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Kaplan ile eğitimci kimliğiyle tanınan Sebahat Ergin Kaplan, kavramların günlük hayatta sıkça karıştırıldığını belirterek, ego ile özgüven arasındaki farkların doğru anlaşılması gerektiğini vurguladı. Programın ilk bölümünde söz alan Yalçın Kaplan, iş dünyasındaki deneyimlerinden örnekler paylaştı. Özellikle yöneticilik pozisyonlarında ego tuzağına düşmenin hem kurumsal yapıya hem de ekip ruhuna zarar verdiğini ifade eden Kaplan, “Ego merkezli yönetim anlayışı kısa vadede güçlü görünse de uzun vadede güven kaybına yol açar. Oysa özgüven, hem lideri hem de ekibi büyütür” dedi. Kaplan, özgüvenin bilgi, birikim ve emeğe dayandığını; egonun ise çoğu zaman savunma mekanizması olarak ortaya çıktığını belirtti. Katılımcılara, öz farkındalık geliştirme ve eleştiriye açık olma konusunda önerilerde bulundu.



Eğitim perspektifinden özgüven

Sebahat Ergin Kaplan ise konuşmasında özellikle çocuk ve gençlerde özgüven gelişiminin önemine dikkat çekti. Okul ortamında öğrencilerin kendilerini ifade edebilmeleri için güvenli alanlar oluşturulması gerektiğini belirten Kaplan, “Özgüven, çocuğun hata yapma hakkını elinden almadan desteklenmelidir. Sürekli eleştirilen ya da kıyaslanan bireylerde ya içe kapanma ya da aşırı ego gelişimi görülebilir” dedi.  Ailelere de seslenen Kaplan, çocuk yetiştirme sürecinde sevgi dili ile sınır koyma dengesinin doğru kurulması gerektiğini vurguladı. Öğretmenlerin ve ebeveynlerin rol model olmasının, çocukların benlik algısı üzerinde belirleyici olduğunu söyledi. Söyleşi boyunca katılımcılar da söz alarak hem iş hayatında hem de özel yaşamda karşılaştıkları durumlara ilişkin sorular yöneltti. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi

Denizli’de Pamsolar Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Kaplan, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, emniyet mensuplarının toplum huzurundaki vazgeçilmez rolüne dikkat çekti.



Denizli’de Pamsolar Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Kaplan, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Haftası kapsamında bir kutlama mesajı yayımladı. Kaplan, 1845 yılında İstanbul’da kurulan teşkilatın köklü geçmişiyle Türkiye’nin en önemli kurumlarından biri olduğunu ifade etti. Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze kadar uzanan süreçte önemli dönüşümler geçiren Türk Polis Teşkilatı’nın, kamu düzeninin sağlanmasında ve vatandaşların güvenliğinin temininde kritik bir görev üstlendiğini belirten Kaplan, teşkilatın modern güvenlik anlayışının temel taşlarından biri haline geldiğini vurguladı. Kaplan, “Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 181. yıl dönümünü kutladığımız bu anlamlı günde, ülkemizin dört bir yanında fedakârca görev yapan emniyet mensuplarımızın gururunu paylaşıyoruz. Asırlık tecrübesiyle milletimizin can ve mal güvenliğinin en güçlü teminatı olan teşkilatımız, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına bağlı kalarak görevini büyük bir özveriyle sürdürmektedir” dedi. Toplumun huzuru için gece gündüz demeden görev yapan polislerin her türlü zorluğa karşı kararlılıkla mücadele ettiğini belirten Kaplan, Denizli’de görev yapan emniyet mensuplarının da vatandaşların güven içinde yaşamaları için önemli bir sorumluluk üstlendiğini dile getirdi. Şehit ve gazileri anan Kaplan, “Görevleri başında hayatını kaybeden kahraman polislerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Tüm emniyet mensuplarımıza ve ailelerine sağlık, başarı ve esenlikler diliyorum” dedi.

 
https://gazetesehir.com/haber/27784232/pamsolar-yonetim-kurulu-baskani-kaplandan-polis-haftasi-mesaji?preview=8d2316dfadb375f647e918ad90ff5825


Dünyada yenilenebilir enerji dönüşümü hız kazanırken, güneş enerjisinin maliyet avantajı dikkat çekici boyutlara ulaştı. University of Surrey tarafından yayımlanan son araştırmaya göre, güneşli ülkelerde bir birim enerji üretim maliyeti 0,023 euro seviyesine kadar geriledi. Çalışma, güneş enerjisinin rüzgâr, kömür ve doğalgaz gibi diğer kaynaklara kıyasla en düşük maliyetli üretim yöntemi haline geldiğini ortaya koydu.Kaplan, “Güneş artık en ucuz enerji kaynağı”

Pamsolar Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Kaplan, küresel verilerin Türkiye açısından da önemli mesajlar içerdiğini söyledi. Kaplan, “Enerji maliyetleri hem sanayi üretimini hem de hane halkı bütçesini doğrudan etkiliyor. Güneş enerjisindeki bu dramatik maliyet düşüşü, Türkiye gibi yüksek güneş potansiyeline sahip ülkeler için büyük bir ekonomik avantaj anlamına geliyor. Artık güneş yalnızca çevreci değil, aynı zamanda en rasyonel yatırım tercihi haline geldi” dedi. Güneş panelleri ile batarya sistemlerinin entegre edilmesi sayesinde üretilen elektriğin depolanabildiğini ve ihtiyaç anında şebekeye verilebildiğini belirten Kaplan, bunun enerji arz güvenliği açısından kritik olduğunu ifade etti. Kaplan, “Eskiden güneş enerjisinin en büyük eleştirisi kesintili üretimdi. Ancak bugün hibrit sistemler sayesinde enerji depolanabiliyor ve talep anında kullanılabiliyor. Bu da güneşi daha güvenilir ve planlanabilir bir kaynak haline getiriyor.” dedi.


Kaplan, “Güneş artık en ucuz enerji kaynağı”

 

Güneş bu günün enerjisidir

Araştırmada öne çıkan bir diğer başlık ise perovskit güneş hücreleri olduğunu hatırlatan Kaplan, “Perovskit teknolojisi sayesinde daha küçük alanlardan daha yüksek verim alınabilecek. Üstelik bu paneller daha ince ve esnek yapıda olduğu için binaların cephelerine, çatılara hatta araç yüzeylerine entegre edilebiliyor. Bu durum büyük arazi ihtiyacını azaltarak çevresel etkileri de minimize ediyor” dedi. Avrupa Birliği’nde 2025 yılının ikinci çeyreğinde yenilenebilir enerjinin payı yüzde 54’e ulaştığına dikkat çeken Kaplan, Avrupa’daki bu dönüşümün Türkiye için de önemli bir referans olduğunu belirterek, “Bir güneş santrali bir yıl gibi kısa bir sürede devreye alınabiliyor. Rüzgâr yatırımları en az beş yıl, nükleer ise on yıl ve üzeri sürede tamamlanıyor. Hızlı kurulum avantajı, enerji arzında esneklik sağlıyor. Ayrıca fosil yakıt ithalatına bağımlılığın azalması cari açık üzerinde de olumlu etki yaratacaktır. Enerji bağımsızlığı, ekonomik bağımsızlığın temelidir. Güneş enerjisi yatırımları artırıldıkça hem çevresel sürdürülebilirlik güçlenecek hem de Türkiye’nin enerji ithalat faturası azalacaktır. Ancak bu sürecin kalıcı olması için uzun vadeli ve istikrarlı politika desteği şarttır. Sonuç olarak, küresel ölçekte maliyetlerin tarihi düşük seviyelere gerilemesi, güneş enerjisini yalnızca çevreci bir alternatif olmaktan çıkarıp ekonomik kalkınmanın stratejik unsurlarından biri haline getiriyor. Güneş artık geleceğin değil, bugünün enerjisidir.” Dedi

 Kaplan, “Güneş artık en ucuz enerji kaynağı”

Yorumlarınız Facebook Sayfamızda Yayınlanmaktadır facebook.com/pamsolarenerji